Bir önceki yazımda bilginin gelişiminden ve yaşadığımız sorunlardan bahsetmiştim. Bu yazının devamı için birşeyler hazırlayım derken friendfeed de bir postun altına Özgür Uçkanın paylaştığı yazısını gördüm. “Bedava Ekonomisi: Bedava baldan tatlıdır!” Çok değil bir hafta önce Çağlar Erol’un “Nefes tutma yarışı” isimli bir blog yazısı daha vardı. İki yazıda internet ekonomisi üzerine iki temel tanımı  işliyor.  ”Freeconomics” ve “wikinomics”

telif hakkı

Farklı iş modellerinden bahsederken , bedava ekonomisinden bahsederken ve paylaşım ekonomisinden bahsederken en çok gündeme gelen konulardan bir kaçı korsan, telif hakları ve patentler…

Bir sonraki yazıya temel olsun diye ekşi sözlükten kısa parçalar halinde alıntılar yapalım:

“fikri mülkiyet herhangi bir zihinsel çalışmanın sonuçları üzerinde her türlü kullanım hakkının mülkiyeti anlamına gelmektedir, bilginin mülk edinilecek bir nesne olarak görülmesidir. Sermaye, bilgiyi bir ticaret metası haline getirerek, hem para kazanımını en üst düzeye getirmeyi, hem de varlığını sağlamlaştırmayı hedefler. “

“Sistem, fikri mülkiyeti topluma kabul ettirmek ve meşrulaştırmak için çeşitli yöntemler kullanıyor. en büyük dayanakları, kişilerin harcadıkları emeğin sonuçları üzerinde hakları olduğu görüşü. bu hakların ekonomik çıkarlara da dönüştürülebilmesinin benzeri üretimlerin devamı için gerekli olduğu savunurlar. halbuki bilgi ve düşünüş, tek bir kişinin ya da grubun emeğinin sonucu değildir. bilgi toplumsal bir üründür. binlerce yıllık insan tarihinin ortak ürünü olan bilgi, tekellerin eline bırakılamaz. kaldı ki bir bilim insanının yaptığı araştırmalar sonucu ortaya çıkardığı bir veri, o bilim adamı tarafından değil, çalıştığı şirket adına patentleniyor, sermayenin kalesine bir tuğla haline geliyor.”

“bilim, bilgi tüm insanlığın malıdır, insanlığa karşı kullanılamaz.”

“Fikri mulkiyete soz konusu olan “mallar”in buyuk kismi kamu malidir. bu iki sebepten oturu boyledir. birincisi, herhangi birinin bu mali kullanmasi baskasinin da ayni mali kullanmasina engel degildir, kitlik yaratmaz. ikincisi, dogal olarak fikri malin kullaniminda ayricalik yoktur, yani baskalarini bu malin kullanimindan veya tekrar cogaltilmasindan dislamak mumkun degildir.”

“ kamu mallarinin uretiminde ve pazarlanmasinda belescilik sorunu (free rider problem) vardir. bu bir piyasa basarisizligi ornegidir. neden? fikri mali (kamu malini) yaratip pazarda kullanima sunanlar, tum maliyetleri ustlendikleri halde malin yarattigi butun faydalardan nasiplenemezler. bir baska deyisle malin yarattigi pozitif dissalliklara piyasa fiyati bicip bu dissalliklari ic edemezler. dolayisiyla bu mallari pazara sunan “ekonomik birey”lerin (homo economicus olduklarini varsaydik) sevkleri kirilir ve mali yeteri kadar uretip pazara sunmazlar, veya yeni fikri mallar uretmek icin sabit yatirimlar yapmaktan cekinirler (malin marjinal maliyeti sifir veya sifira yakin ama baslangic yatirimi yuksek). sonucta piyasalar bu tur mallarin provizyonunda toplumsal acidan (pareto) verimli bir duzeye ulasamazlar.”

“telif haklari ve patentler, fikri malin kullaniminda yapay ayricalik yaratmak icin ortaya cikarilmis yasal duzenlemelerdir. yapay kitlik yaratilarak kamu mali kismen ozellestirilir. boylece belescilik sorununun onune gecilir, ancak kimi iktisatcilarin tabiriyle bedava yemek (free lunch) yoktur ; fikri mulkiyet haklari fikri tekellerin olusumuna neden olur. tekeller de toplumsal acidan verimli degillerdir, malin arzini kisip fiyati marjinal maliyetin uzerine yukseltirler. neticede belescilik sorununun yerine tekel sorunu ikame edilir. bu schumpeter’in dedigi gibi gerekli şer midir (necessary evil) yoksa ehven-i şer midir (lesser evil), cok tartisilir, tartisiliyor.”

Gelecek yazı için biraz sabır…

Bir önceki yazımda bilginin gelişiminden ve yaşadığımız sorunlardan bahsetmiştim. Bu yazının devamı için birşeyler hazırlayım derken friendfeed de bir postun altına Özgür Uçkanın paylaştığı yazısını gördüm. “Bedava Ekonomisi: Bedava baldan tatlıdır!” Çok değil bir hafta önce Çağlar Erol’un “Nefes tutma yarışı” isimli bir blog yazısı daha vardı. İki yazıda internet ekonomisi üzerine iki temel tanımı  işliyor.  ”Freeconomics” ve “wikinomics”

Farklı iş modellerinden bahsederken , bedava ekonomisinden bahsederken ve paylaşım ekonomisinden bahsederken en çok gündeme gelen konulardan bir kaçı korsan, telif hakları ve patentler…

Bir sonraki yazıya temel olsun diye ekşi sözlükten kısa parçalar halinde alıntılar yapalım:

“fikri mülkiyet herhangi bir zihinsel çalışmanın sonuçları üzerinde her türlü kullanım hakkının mülkiyeti anlamına gelmektedir, bilginin mülk edinilecek bir nesne olarak görülmesidir. Sermaye, bilgiyi bir ticaret metası haline getirerek, hem para kazanımını en üst düzeye getirmeyi, hem de varlığını sağlamlaştırmayı hedefler. “

“Sistem, fikri mülkiyeti topluma kabul ettirmek ve meşrulaştırmak için çeşitli yöntemler kullanıyor. en büyük dayanakları, kişilerin harcadıkları emeğin sonuçları üzerinde hakları olduğu görüşü. bu hakların ekonomik çıkarlara da dönüştürülebilmesinin benzeri üretimlerin devamı için gerekli olduğu savunurlar. halbuki bilgi ve düşünüş, tek bir kişinin ya da grubun emeğinin sonucu değildir. bilgi toplumsal bir üründür. binlerce yıllık insan tarihinin ortak ürünü olan bilgi, tekellerin eline bırakılamaz. kaldı ki bir bilim insanının yaptığı araştırmalar sonucu ortaya çıkardığı bir veri, o bilim adamı tarafından değil, çalıştığı şirket adına patentleniyor, sermayenin kalesine bir tuğla haline geliyor.”

“bilim, bilgi tüm insanlığın malıdır, insanlığa karşı kullanılamaz.”

“Fikri mulkiyete soz konusu olan “mallar”in buyuk kismi kamu malidir. bu iki sebepten oturu boyledir. birincisi, herhangi birinin bu mali kullanmasi baskasinin da ayni mali kullanmasina engel degildir, kitlik yaratmaz. ikincisi, dogal olarak fikri malin kullaniminda ayricalik yoktur, yani baskalarini bu malin kullanimindan veya tekrar cogaltilmasindan dislamak mumkun degildir.”

“ kamu mallarinin uretiminde ve pazarlanmasinda belescilik sorunu (free rider problem) vardir. bu bir piyasa basarisizligi ornegidir. neden? fikri mali (kamu malini) yaratip pazarda kullanima sunanlar, tum maliyetleri ustlendikleri halde malin yarattigi butun faydalardan nasiplenemezler. bir baska deyisle malin yarattigi pozitif dissalliklara piyasa fiyati bicip bu dissalliklari ic edemezler. dolayisiyla bu mallari pazara sunan “ekonomik birey”lerin (homo economicus olduklarini varsaydik) sevkleri kirilir ve mali yeteri kadar uretip pazara sunmazlar, veya yeni fikri mallar uretmek icin sabit yatirimlar yapmaktan cekinirler (malin marjinal maliyeti sifir veya sifira yakin ama baslangic yatirimi yuksek). sonucta piyasalar bu tur mallarin provizyonunda toplumsal acidan (pareto) verimli bir duzeye ulasamazlar.”

“telif haklari ve patentler, fikri malin kullaniminda yapay ayricalik yaratmak icin ortaya cikarilmis yasal duzenlemelerdir. yapay kitlik yaratilarak kamu mali kismen ozellestirilir. boylece belescilik sorununun onune gecilir, ancak kimi iktisatcilarin tabiriyle bedava yemek (free lunch) yoktur ; fikri mulkiyet haklari fikri tekellerin olusumuna neden olur. tekeller de toplumsal acidan verimli degillerdir, malin arzini kisip fiyati marjinal maliyetin uzerine yukseltirler. neticede belescilik sorununun yerine tekel sorunu ikame edilir. bu schumpeter’in dedigi gibi gerekli şer midir (necessary evil) yoksa ehven-i şer midir (lesser evil), cok tartisilir, tartisiliyor.”