Risk sermayesi

Kısaca risk sermayesi , dinamik , yaratıcı ve yenilikçi ancak finansman gücü yeterli olmayan girişimcilerin yatırım fikirlerini geliştirmelerine imkan tanıyan gerektiğinde işletme ve genel yönetim desteği veren  hisse senedi karşılığında sermaye aktarılmasını sağlayan bir finansal kaynak aktarım yöntemidir.

Neden Risk sermayesi gerekli?

1- Risk sermayesi küçük ve orta ölçekli girişimler için idealdir. Bu girişlerin bankalardan finansal destek almaları zordur. Diğer taraftan banka kredileri genellikle eşit ödemeli taksitlerden oluşur. Yeni kurulmuş bir girişimin nakit akışı bu şekilde krediler için uygun değildir.

2- Orta ve uzun vadeli kredilerde bankalar girişimin karına , gelirine değil kredinin teminatına bakarlar. Bu tarz küçük girişimlerin teminatları yetersizdir. Kredi için teminat gösteremezler ve kredilendirilemezler.

3- Araştırma ve geliştirmeye dayalı yeni girişimler diğer girişimlere göre daha risklidirler. Bu girişimlerin yaratacağı yenilik , oluşturacağı yeni pazarlar vb konular konusunda gerçekçi tahminlerde bulunmak zordur. Geleneksel yatırım araçları bu risklere göre değildir.

4- Genel olarak girişimciler teknik bilgi , yaptıkları iş konusunda çok iyi olsalar bile işletmenin temel fonksiyonlarında  yeterince bilgi sahibi olmayabilirler. Pazarlama, muhasebe ve yönetim konularında eksikliklerini risk sermayasi şirketlerinden alacakları danışmanlık ile giderebilirler.

Risk sermayesi sisteminin oyuncuları ise kısaca Yatırımcılar , Risk Sermayesi Şirketleri , Girişimci Şirketler ve Menkul Kıymet Borsalarıdır.

Risk sermayesi modelinin işleyişi ise 5 temel adımdan oluşmaktadır.

- Fonların toplanması
-Yatırım önerilerinin toplanarak değerlendirilmesi
-Ortaklık payının belirlenmesi
-Girişimci şirketin desteklenmesi
-Ortaklık paylarının satılması yoluyla yatırımdan çıkış.

Genel hatları ile Risk sermayesini anlattıktan sonra sistemin başarı koşulları ve Türkiye’ye bakalım.

- İstikrarlı bir ekonomi. (tüm girişimlerin ayakta kalması için şart değil mi?)
-Uygun  Yatırım fırsatlarının yeterliliği
-Risk sermeyasi şirketlerinin oluşturulması
-Şirketlerin yatırımlarında kullanacağı fonların oluşturulması
-Hisse Senetlerinin ve Katılım paylarının satılabileceği piyasaların bulunması (istikrar)
-Anonim Şirket statüsünün yaygınlaşması
-Giriş ve Kotasyon koşullarıın daha hafif olduğu 2. bir Piyasa

Yukarıdaki maddelere bakıldığında Türkiye’de risk sermayesi modelinin başarılı olamaması çok açık bir şekilde görülüyor.

Bir sonraki yazımızda Türkiye özelinde sıkıntılarımıza göz gezdireceğiz.

*Yazıda sıklıkla Prof.Dr.Kemalettin Çonkar’ın Risk sermayesi finansman yöntemi adlı yazısından faydalandım. Aralık 2007 tarihli ITO yayınlarından çıkan bu eser için kendisine teşekkür ederim.