Okan Bayülgen’in konuğu Olasılıksız ve Empati kitaplarının yazarı Adam Fawler idi. Olasılıksız kitabını bir solukta okumama rağmen Adam Fawler hakkında çok fazla bilgi sahibi değildim. Okan’ın programında öğrendim ki ABD li yazarın Empati isimli kitabı Amerika da yayınlanmamış.
Amazon.com’a girip kontrol etme ihtiyacı hissettim. Olasılıksız vardı ve Empati yoktu. Bu arada Okan’ın programı akmaya devam ediyordu. Türk okurlarının onu TUTKU ile karşıladığını söyledi Adam Fawler. Kitaplarının en çok okunduğu ülke Türkiye olmuş. Empati kitabı ise sadece Japonya , Türkiye ve Almanya da basılmış. (Wikipedia der ki: “His second novel, Empathy, has been published in 2008 in German, Japanese and Turkish” )
Amerikalı bir yazarın kitabı kendi ülkesinde basılmıyor ancak Türkiye’de basılıyor. Neden diye sordum kendime?
Olasılıksızı okuduysanız bilirsiniz olasık teoremi vb soyut konular ağırlıklı olarak kitabın çerçevesini çiziyor. Matematik bilmeden bu kitabı okumak ne yazık ki pek mümkün değil. Daha doğrusu kitabın analaşılabilmesi için temel matematik neredeyse şart.
Ve bakar mısınız en çok okunduğu ülkelere. Türkiye Almanya ve Japonya.
ABD’nin son 50 yılına baktığımızda üstün başarıların ve gelişmelerin Mühendisler sayesinde yaratıldığını görüyoruz. Son 20-25 yıllık süreçte Amerika hızla “sözel”leşmeye başladı. Amerika Üniversitelerinde mühendislik önemini gitgide kaybediyor. Bilimsel ve ticari gelişmede ülkelerin lokomotifi olan Mühendislik fakülteleri gitgide zayıflıyor. İşletme ve Hukuk fakülteleri önem kazanıyor.
Eğitim sisteminin sağlıklı çalışması başka bir konu olsa da Türkiye’deki eğitim sisteminde Matematik’in önemi tartışılmaz. ÖSS sonrası yerleştirilen öğrencilerde Mühendislik Fakülteleri oldukça popüler. Biraz ÖSS kılavuzu karıştırdıysanız görürsünüz , Sayısaldan yerleştirilecek bölümler Sözel ve Eşit ağırlığın 2-3 katıdır. Tüm bu veriler ışığında Türkiye’de matematik eğitimi önemlidir.
Bence Türkiye’nin eğitimin sisteminin hala sayısal ağırlıklı olması büyük avantaj. Sermayenin dolaşım imkanları arttıkça bu sayısal güç bizim için çok güçlü bir avantaj olacak.
“Hayatta bu ne işimize yarayacak hocam!” dediğimiz bir sistemin belkide en büyük yararını gelecek 10 yılda göreceğiz. Acaba Almanya ve Japonya gibi mühendisliğin (özellikle ağır makine vb) gelişmiş olduğu ülkelerin tahtına Türkiye talip olabilecek mi?
(saat:3 ü geçmiş. kafa dağınık. yazım hataları, düşük cümleler ve bir yere varmayan yazı için özür.)
Yorum Yok :(
Yorum yazmak için giriş yapmalısınız.