Archive for August, 2010

Bu yüzden benim oyum: “evet”

Referanduma 1 ay kaldı. Genel görünüm %80 lik bir kesimin evet/hayır kararını verdiği, %10 kadar kararsızların %10 kadar oy kullanmayacakların olduğu şeklinde. Kamuoyunda paylaşılan anketlere bakınca bu %80 lik bölümün %45 evet %35 hayır gibi dağıldığı görülüyor. Doğru mu yanlış mı, kararsızların oyları tabloyu değiştirir mi hepsi bir ay sonra kesinlik kazanacak.

80 doğumluyum. Yokluklarla dolu bir Türkiye’nin serbest piyasa ekonomisi ile başladığı değişime şahit oldum. Özal’ın veliahtlarını , Demirel’in yeğenlerini, hepimizin bacısı Tansu Çiller’in örtülü ödeneklerini hatırlıyorum. 94 krizinde çocuktum ama 2001 de üniversitede idim. Bülent Ecevit’in önüne düşen yazarkasa hala gözümün önünde.

Büyüklerim bu ülkenin yaşadıklarını daha iyi bilirler. 2. dünya savaşındaki yokluğu , 60-70-80 darbesini.Benim kuşağım darbelere yabancı. 60-70-80 demek bizim için nostalji albümleri demek. Büyüklerim için ise bambaşka.

1997 yılını hatırlıyorum. Refahyol hükümeti iktidarda. MGK sonrası 28 Şubat kararları açıklanıyor.Asker yine ülkeye “balans ayarı” yapmış. Balans etkisi ile 3 ay içinde istifa etmiş. Demirel Mesut Yılmaz’a hükümet kurma görevini vermiş… Sonrası daha da bildik senaryo. Partiler kapatılmış , krizler yaşanmış. Yine bu ülke çekmiş yine bu halk ezilmiş.

27 Nisan bir diğer dönüm noktası. Genel Kurmay şöyle demişti o gün:

“Son günlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmışdurumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir.”

“Türk Silahlı Kuvvetleri, bu niteliklerin korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

Sonrası yaşananları yine hepiniz hatırlıyorsunuz. Aba altından sopa gösteren TSK ya “kamuoyu” hiç beklemediği bir şekilde karşılık verdi. TSK nın iç siyasetten giderek uzaklaşması giderek hızlandı. TSK artık kanunların kendine verdiği görevler ile ilgilenmekte. Askerlerin yönettiği, yer yer balans ayarı yaptığı devir kapandı. YAŞ kararlarında görüldüğü üzere TSK artık devletin yöneticisi değil devletin hizmetinde.

Ve bugün 12 Eylül Darbe Anayasasının değiştirilmesi vizyonlarımızdaki bir değişimi sembolikde olsa ifade ediyor.

Hayatım boyunca değişime inandım.
Anayasa paketi ile ilgili daha önce de yazdım.
Her şey değişmiyor belki.
Her şeyiyle dört dörtlük bir anayasa paketi de değil.
Eksikleri çok.
Bu eksiklere rağmen anayasa değişikliği kendim, çocuklarım ve gelecek nesiller için özgür ve demokratik bir ülkeye doğru ilk adım demek.
Bu yüzden benim oyum: “evet”.




GE – Ecomagination

Bugün GE yöneticilerinden İbrahim Gökçen ve çok değerli dostlar ile birlikte kahvaltı yaptık. Global finans krizinden  CRM uygulamalarına,  cloud computing’den sağlık sistemlerine bir çok konu üzerine sohbet ettik.

Sohbetten ben çok keyif aldım. Özellikle İbrahim beyin bizlerle paylaştığı GE uygulamaları, GE’nin global vizyonu ve GE nin şu an gerçekleştirdiği projeler nefes kesici idi. Finans sektöründeki önemi , medikaldeki başarıları ve hiç duymadığım F-16 uçak motorlarının üretilmesi (hem de Eskişehir de) beni oldukça şaşırttı.

Toplantının bir bölümü rekabetin değiştirdiği yön ile ilgili idi. İnovasyonun artık şirket içinden değil dışarıdan geldiği “açık inovasyon” un yeni trend ve endüstri dinamiklerini değiştirecek güç olduğunda hepimiz hem fikirdik. Tam da bu noktada GE ‘nin Temmuz ayında başlattığı bir challenge’ı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Sürdürülebilir kalkınma ile ilgili GE – http://www.ecomagination.com/ adresinde çeşitli çalışmalar yapıyor.   Enerjinin üretilmesi , dağıtımı ve kullanımı ile ilgili harika bir “challenge” var. Adresi http://challenge.ecomagination.com Toplam 200 Milyon USD ayrılmış durumda. İlk 5 fikir uygulamaya geçme şansı bulacak.

DARPA vb kurumlar bu tarz uygulamaları uzun yıllardır yapıyorlar. Genelde bütçeleri 3-5 Milyon USD olan bu yarışmalar GE nin yarışmasının yanında ufacıcık kalıyor.

Konu oldukça önemli. İncelemenizi tavsiye ederim.


Neyi red ettiğinizi ya da neyi kabul ettiğinizi bilin

Bugün değişiklikler yarın tartışma.
  • 1- Yapılan düzenlemeyle, Anayasa’nın 10. Maddesi’nde yer alan “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür“. hükmünün hemen ardına “Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz” hükmü getirilerek, kadın-erkek eşitliği pekiştirilmektedir;
  • 2- 20. Madde’ye, “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenirhükmü eklenerek, kişisel verilerin korunması sağlanmaktadır.
  • 3- 23. Madde, “Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir” şeklindeyken; “Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilirdenilerek, hâkim kararına bağlanmaktadır.
  • 4- “Ailenin korunması” şeklindeki 41. Madde başlığı “Ailenin ve Çocukların Korunması” şeklinde değiştirilerek; “Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.” şeklinde ekleme yapılarak, çocuk hakları düzenlenmektedir.
  • 5- 51. Madde’nin Aynı zamanda ve aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olunamaz” şeklindeki fıkrası kaldırılarak, sendikal üyelikle ilgili bir sınırlamaya son verilmektedir.
  • 6- 53. Maddeyle sosyal bir hak verilmekte ve “Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler. Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir” ifadesi getirilerek; memur ve diğer kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı tanınmaktadır.
  • 7- 12 Eylül rejiminin, mantığının ve ruhunun buram buram hissedildiği 54. Madde’deki şu kısıtlayıcı hükümler kaldırılmaktadır:

“Grev esnasında greve katılan işçilerin ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu hareketleri sonucu, grev uygulanan işyerinde sebep oldukları maddî zarardan sendika sorumludur.

Siyasî amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grev ve lokavtı, genel grev ve lokavt, işyeri işgali, işi yavaşlatma, verim düşürme ve diğer direnişler yapılamaz.”

  • 8- 74üncü Madde’de yapılan değişiklikle; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler” hükümlerinin eklenmesiyle Ombudsmanlık müessesesi oluşturulmaktadır.
  • 9- 84. Madde’de yer alan ve milletvekilliğinin kalkmasıyla ilişkili “Partisinin temelli kapatılmasına beyan ve eylemleriyle sebep olduğu Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararında belirtilen milletvekilinin milletvekilliği, bu kararın Resmî Gazetede gerekçeli olarak yayımlandığı tarihte sona erer. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı bu kararın gereğini derhal yerine getirip Genel Kurula bilgi sunar”hükmü kaldırılarak, milletvekilliğinin sona erişine dair kısıtlama kalkmaktadır.
  • 10- Daha önce “Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı için, bir yasama döneminde iki seçim yapılır. İlk seçilenlerin görev süresi iki, ikinci devre için seçilenlerin görev süresi üç yıldır”. şeklindeki 94. Madde hükmü “İlk seçilenlerin görev süresi iki yıldır, ikinci devre için seçilenlerin görev süresi ise o yasama döneminin sonuna kadar devam eder.” şeklinde değiştirilmiştir.
  • 11- En önemli sivil değişiklikler, 125. Madde’de yapılmaktadır. 125 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek Askerî Şûranın kararları yargı denetimi dışındadır” hükmünün ardına “Ancak, Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır. Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz” ifadeleri eklenerek, YAŞ kararlarına karşı hukuki itiraz yolu açılmaktadır.
  • 12- 128 Madde’de yer alan “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir” hükmünün yanına “Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır” ibaresi eklenerek, toplu sözleşme hükümleri teminat altına alınmaktadır.
  • 13- 129uncu Madde’de yapılan değişiklikle, Uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç, disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz ifadesi, “Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.” şeklinde değiştirilmektedir.
  • 14- 145. Madde’de yapılan düzenlemeyle, “Askerî yargı, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler, asker kişilerin; askerî olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerî mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler.” şeklindeki ibare, “Askerî yargı, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler; asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidir. Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlara ait davalar, her halde adliye mahkemelerinde görülür” şeklinde değiştirilmektedir. Madde’ye, “Savaş hali haricinde, asker olmayan kişiler askerî mahkemelerde yargılanamaz” hükmü ilave edilerek, sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmalarına sınırlama getirilmiştir. Ayrıca, 148. Madde’de yapılan değişiklikle, “Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler ibaresi eklenmiş; aynı Madde kapsamında Yüce Divan’la ilgili düzenleme yapılarak, “Sivillerin yanı sıra, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ile Jandarma Genel Komutanı da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanırlar.” şeklinde yeni bir fıkra eklenmiştir. Sivilleşme açısından bu ekleme önemlidir.
  • 15- Ayrıca, “Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır.” şeklinde bir hüküm ilave edilerek, vatandaşın bireysel başvuru hakkı tanınmıştır.
  • 16- Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın yaptığı açıklama çerçevesinde, Anayasa Mahkemesi’nin reddettiği ve referandumda yer almayacak hükümler ise;

146. Maddesinde yapılan değişikliğin 4. fıkrasında Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, Sayıştay, Yükseköğretim Kurulu ve Baro Başkanlarının Anayasa Mahkemesi’ne gönderecekleri üyeler için yapacakları seçimlerde, her üyenin bu seçimlerde kullanacağı oyda, her üyenin ancak bir aday için oy kullanabileceğine ilişkin hükümde; “Her üyenin ancak bir aday için oy kullanabileceğine ilişkin’, ibaresi iptal edilmiştir. Anayasa’nın 159. maddesine yapılan düzenlemenin 3. fıkrasında yer alan ‘Sayın Cumhurbaşkanı’nın Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na atayacağı üyelerin iktisat ve siyasal bilim dallarıyla, üst kademe yöneticilerinden olacağına ilişkin ibarede; iktisat ve siyasal bilim dalları” ibaresiyle; “üst kademe yöneticileri” ibareleri iptal edilmiştir. Danıştay, Yargıtay, Adalet Akademisi ile adli ve idari yargı hâkim ve savcılarının Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulu’na üye seçiminde ancak bir aday için oy kullanabileceklerine ilişkin ibare de reddedilen hükümler arasında yer almıştır.


  • Archives

  • Copyright © 1996-2010 Mustafa Su. All rights reserved.
    iDream theme by Templates Next | Powered by WordPress