Hızlı bir güncelleme zamanı.
Temmuz ayında aldığım kararı ancak Ağustos’ta uygulamaya alabildim. (http://ff.im/7lugx)
İş hayatımda çok şey öğrendiğim , hakkını ne yaparsam yapayım ödeyemeyeceğim yöneticim İsmet Erdem‘e ayrılma kararında ve sürecinde bana verdiği destek için çok teşekkür ediyorum.
Yaklaşık 4 aydır üzerinde ince ince çalıştığım sağlık projesini hayata geçirmek için 2 Ekim itibari ile Yapı Kredi Bankasındaki görevimden ayrıldım.
Sarper Sılaoğlu ile uzun zamandır üzerinde çalıştığımız bir girişimcilik merkezi fikri vardı. Bunu da ileride kapsayacağını düşünerek 5 Ekim itibari ile şirket kuruluş işlemlerine başladım.
Sanırım yarınki Ticaret Sicil Gazetesinde “SINERJI VENTURES” yayınlanacak. (bilemedin bir sonraki sayı).
Sinerji Ventures öncelikle kendi projelerimi gerçekleştireceğim bir çatı şirket. Uzun vadede bu çatı bir kuluçka merkezi yapısı ile yeni girişimcilere de destek verecek. Bu konu ile ilgili şu an sadece bir danışmanlar kurulu oluşturmaya çalışıyoruz. Aşağıda kısaca açıkladığım tüm projeler bu şirket üzerine doğacaklar. Yavaş yavaş gelişecekler ve umarım kendi ayakları üzerinde durmaya başlayacaklar. Bu konuda desteğinizi esirgemeyeceğinizi umuyorum.
Gelelim yeni projelere:
- Gayrimenkul pazarı için bir online girişim.
- Kişisel finans ve asistan yazılımları ile ilgili girişim. (sürpriz ortaklar olabilir?)
- Mortgage Brokerlığı konusunda saha çalışmaları.
- Ve nihayet en büyük proje : DOCQUAL – Opensource ve global bir tıp veritabanı oluşturup bunun çevresinde çalışan bir ekosistem.
İş çok , blogu ihmal etmem kaçınılmaz. Peşinen affola.
Risk sermayesi ile ilgili ilk yazımız
“Risk Sermayesi Finansman Modeli ve Türkiye” idi. 2. yazımız ”Risk Sermayesinin Ülkemizde Gelişememesinin Temel Nedenleri“ girişim sermayesi ile ilgili Türkiye’nin problemlerini irdeliyordu. Bu yazımız ise risk sermayesi sektörünün gelişmesi için yapılması gerekenleri inceleyeceğiz. Gelişememenin nedenlerini ortadan kaldırmak ile başlayalım.
1 – Siyasi ve Ekonomik istikrarın Devamı. Global kriz de ekonomik istikrar darbe almışsa da siyasi istikrarın devamlılığı , ekonomik olarakta hızlı bir toparlanma süreci girişim sermayesi sektörü için ön koşuldur. Stabil bir ekonomi girişimlerin ve buna destek olan sermayenin varlığı için şarttır.
2- Girişim Sermayesi şirketlerine finansman için kaynak akışının artması ve hızlandırılması. Bu konuda dolaylı ve doğrudan olabilir. Doğrudan kaynak akışı elbette ki yeni risk sermayesi şirketlerinin kurulması ile olur. Dolaylı yolda ise bireylerin ve şirketlerin birikimlerini bu şirketlerine aktarması gerekmektedir. Konu ile ilgili alınacak tedbirler şöyle sıralanabilir.
a- Devletin Sektöre Uygun yöntemlerle kaynak aktarması. Çoğu ülkede risk sermayesi sektörü öncelikle devletin desteği ile kurulmuş ve gelişmiştir. Bu noktada kamu fonları risk sermayesi şirketlerine destek olmalı ancak onlara hakim olmamalıdır. Amerika’da sigorta fonları ile sektörün büyümesi desteklenmiş 1974 e kadar yavaş gelşen sektör sonrasında patlama göstermiştir. Devletin bu desteği kredi şeklinde fonlama değil ortaklık şeklinde olmalıdır. Kalkınma bankalarının devreye sokulması devletin desteğini almanın bir başka yolu olabilir.
b- Emeklilik kurumları ve Sigorta şirketlerinin kaynak aktarması. Sektöre destek verecek kuruluşların büyük kurumsal yapılar olması işin doğasında vardır. Emeklilik ve Sigorta fonları ilk akla gelen fon kaynaklarıdır. Emeklilik fonlarının uzun vadeli fonlar olması girişim sermayesi şirketlerine kaynak aktarmayı kolaylaştıran bir başka olumlu fırsattır.
c- Bankalar : Ticaret ve kalkınma bankaları uzun vadeli fonlar ile sektörü destekleyebilirler. Ticari bankalara bağlı Risk Sermayesi şirketleri oluşturmak ve bu risk sermayesi şirketleri ile sektöre destek vermekte mümkündür.
d- Uluslararası kuruluşlar: Avrupa Yatırım bankası gibi uluslararası kuruluşlardan fon temin edilmesi mümkündür. Gerekli siyasi ve ekonomik istikrar sağlandığında , risk sermayesi sektörü büyümeye başladığında yurtdışından kaynak gelmesi kolaylaşacaktır.
e- Kosgeb – TOBB gibi kuruluşların destekleri
3- Yenilikçi ve Gelecek vaad eden proje sayısının artırılması. Rİsk sermayesi şirketlerinin artmasının yanında , bu şirketlere yapılan başvuruların hem nicelik hem nitelik açısından arttırılması gerekmektedir. Girişim sermayesi ile ilgili “success story” ler girişimcilerin VC lere olan ilgisini arttıracaktır.
4-Yatırımdan çıkş imkanlarının arttırılması: Hisse senetlerinin halka arz edilebilmesi ve yatırımların nakte dönüştürülmesinin kolaylaştırılması da sektörün gelişmesine katkıda bulunacaktır. Bununla ilgili olarak İMKB bünyesinde ikinci bir piyasa oluşturulması ve teşvik edilmesi , yasal anlamda hisse senedi sahipliği ile ilgili mevzuatsal değişiklikler faydalı olacaktır.
5- Vergi teşvikleri : Girişimci şirketlere ve girişim sermayesi şirketlerine tanınabilecek vergisel avantajlar sektöre güçlü bir destek olacaktır. Satınalma işlemlerindeki vergiler , yatırımcı şirketlere destek olmak için personel maaşlarındaki gelir vergisi avantajları , stopaj muafiyeti vb destekler girişimcileri ve VC sektörüne önemli destek sağlayacaktır.
Gelecek yazıda bir aksilik olmazsa Golden Horn Ventures’tan Mae Özkan ‘ın konu ile ilgili görüşlerine yer vereceğim.
*Yazıda sıklıkla Prof.Dr.Kemalettin Çonkar’ın Risk sermayesi finansman yöntemi adlı yazısından faydalandım. Aralık 2007 tarihli ITO yayınlarından çıkan bu eser için kendisine teşekkür ederim.
Bu konu ile ilgili ilk yazı “Risk Sermayesi Finansman Modeli ve Türkiye” idi. bu yazıda Türkiye ile ilgili problemlere derinlemesine bakalım.
Hızlıca maddeler üzerinden gidelim.
1- Uzun süreli bir siyasi istikrar ne yazık ki ülkemizde pek yaşanmadı. Buna bağlı olarak demokratik hukuk devleti ve ekonomik istikrar da pek mümkün olmadı.
2- Siyasi istikrarın olmaması ekonomik istikrarsızlığa sebep oldu. Yüksek enflasyon , yüksek faiz oranları diğer taraftın tüm bunları finanse etmek için verilen büyük kamu açıkları sermaye birikimini ve sermaye yatırımlarının hepsinin önünü tıkayan bir engel oluşturdu.
3- Sadece yerli sermaye birikimi değil doğru yatırım ortamı oluşmadığı için yabancı sermaye girişi de olmamıştır. Sınırlı sermaye ile “Riskli” yatırımlar yapmakta mümkün olmamıştır.
4- Diğer taraftan bir kısır döngü içerisinde Finansal sistem derinleşememiş temel finansal ürünler ile kısıtlı kalmıştır.
5- Derinleşememenin sonucunda sığ bir Menkul Kıymet Borsası oluştu. Risk sermayesi yatırımcılarının halka arz işlemlerini yapabileceği daha az bürokratik 2. bir borsa ise hiç oluşmadı.
6-İstikrarsızlık sonucu ileriyi görememe tüm yatırımları kısa vadelerle sınırladı. Bankalar, finans kuruluşları ve Emeklilik fonları (hangi emeklilik fonları?) Risk Sermayesi için yatırımcı olamadılar.
7- İsrail ve İngiltere gibi başarılı örneklere bakıldığında Devlet desteği ve buna bağlı sıfır faizle Risk Sermaye şirketlerinin fonlanması sektörün gelişmesi için bir gerekliliktir.
8- Teknopark ve İnkübatör gibi girişimci ve sermaye şirketi arasında köprü görevi gören kişi ve organizasyonlar yetersizdir. Sermayeyi arzı ile ilgili sıkıntıların yanında bu faktör sermaye talebinide kısıtlı tutmaktadır.
Bir sonraki yazımızda da çözüme doğru ilerleyelim.
*Yazıda sıklıkla Prof.Dr.Kemalettin Çonkar’ın Risk sermayesi finansman yöntemi adlı yazısından faydalandım. Aralık 2007 tarihli ITO yayınlarından çıkan bu eser için kendisine teşekkür ederim.
Kısaca risk sermayesi , dinamik , yaratıcı ve yenilikçi ancak finansman gücü yeterli olmayan girişimcilerin yatırım fikirlerini geliştirmelerine imkan tanıyan gerektiğinde işletme ve genel yönetim desteği veren hisse senedi karşılığında sermaye aktarılmasını sağlayan bir finansal kaynak aktarım yöntemidir.
Neden Risk sermayesi gerekli?
1- Risk sermayesi küçük ve orta ölçekli girişimler için idealdir. Bu girişlerin bankalardan finansal destek almaları zordur. Diğer taraftan banka kredileri genellikle eşit ödemeli taksitlerden oluşur. Yeni kurulmuş bir girişimin nakit akışı bu şekilde krediler için uygun değildir.
2- Orta ve uzun vadeli kredilerde bankalar girişimin karına , gelirine değil kredinin teminatına bakarlar. Bu tarz küçük girişimlerin teminatları yetersizdir. Kredi için teminat gösteremezler ve kredilendirilemezler.
3- Araştırma ve geliştirmeye dayalı yeni girişimler diğer girişimlere göre daha risklidirler. Bu girişimlerin yaratacağı yenilik , oluşturacağı yeni pazarlar vb konular konusunda gerçekçi tahminlerde bulunmak zordur. Geleneksel yatırım araçları bu risklere göre değildir.
4- Genel olarak girişimciler teknik bilgi , yaptıkları iş konusunda çok iyi olsalar bile işletmenin temel fonksiyonlarında yeterince bilgi sahibi olmayabilirler. Pazarlama, muhasebe ve yönetim konularında eksikliklerini risk sermayasi şirketlerinden alacakları danışmanlık ile giderebilirler.
Risk sermayesi sisteminin oyuncuları ise kısaca Yatırımcılar , Risk Sermayesi Şirketleri , Girişimci Şirketler ve Menkul Kıymet Borsalarıdır.
Risk sermayesi modelinin işleyişi ise 5 temel adımdan oluşmaktadır.
- Fonların toplanması
-Yatırım önerilerinin toplanarak değerlendirilmesi
-Ortaklık payının belirlenmesi
-Girişimci şirketin desteklenmesi
-Ortaklık paylarının satılması yoluyla yatırımdan çıkış.
Genel hatları ile Risk sermayesini anlattıktan sonra sistemin başarı koşulları ve Türkiye’ye bakalım.
- İstikrarlı bir ekonomi. (tüm girişimlerin ayakta kalması için şart değil mi?)
-Uygun Yatırım fırsatlarının yeterliliği
-Risk sermeyasi şirketlerinin oluşturulması
-Şirketlerin yatırımlarında kullanacağı fonların oluşturulması
-Hisse Senetlerinin ve Katılım paylarının satılabileceği piyasaların bulunması (istikrar)
-Anonim Şirket statüsünün yaygınlaşması
-Giriş ve Kotasyon koşullarıın daha hafif olduğu 2. bir Piyasa
Yukarıdaki maddelere bakıldığında Türkiye’de risk sermayesi modelinin başarılı olamaması çok açık bir şekilde görülüyor.
Bir sonraki yazımızda Türkiye özelinde sıkıntılarımıza göz gezdireceğiz.
*Yazıda sıklıkla Prof.Dr.Kemalettin Çonkar’ın Risk sermayesi finansman yöntemi adlı yazısından faydalandım. Aralık 2007 tarihli ITO yayınlarından çıkan bu eser için kendisine teşekkür ederim.
