Mustafa Su

Time to talk

14 Ocak 2010 günü Boğaziçi Üniversitesi ev sahipliğinde TEDxReset’e katılma şansını elde ettim. Benzer etkinliklere düzenli olarak katılmaya çalışan birisi olarak 500 üzeri katılımcıyı tüm gün (hatta saat 19′a kadar) orada tutmayı başarması bile ne kadar başarılı olduğunun bir kanıtı bence.

TEDXReset’in benim için farklı bir anlamı vardı. Bu sene düzenledikleri Reset Prize’a Docqual projesi ile katılma şansını yakalamıştım. Jurinin değerlendirilmesi sonucu proje özüle layık görüldü. Barış Özcan’ın flickr’da paylaştığı  aşağıdaki görüntüyü bulabildim sadece. Etkinliğin kendi videoları ve fotoğrafları  geldiğinde yine burdan paylaşmaya çalışırım.

Docqual Projesi: http://www.slideshare.net/mustafa.su/docqual-tedxreset

Bu ödül için TedxReset ekibi ve jurisine , projede bana sürekli destek veren Erkan Damar , Onur Atahan başta olmak üzere tüm dostlara teşekkür ederim.

  • Share/Save/Bookmark

Hızlı bir güncelleme zamanı.

Temmuz ayında aldığım kararı ancak Ağustos’ta uygulamaya alabildim. (http://ff.im/7lugx)

İş hayatımda çok şey öğrendiğim , hakkını ne yaparsam yapayım ödeyemeyeceğim yöneticim İsmet Erdem‘e ayrılma kararında ve sürecinde bana verdiği destek için çok teşekkür ediyorum.

Yaklaşık 4 aydır üzerinde ince ince çalıştığım sağlık projesini hayata geçirmek için 2 Ekim itibari ile Yapı Kredi Bankasındaki görevimden ayrıldım.

Sarper Sılaoğlu ile uzun zamandır üzerinde çalıştığımız bir girişimcilik merkezi fikri vardı. Bunu da ileride kapsayacağını düşünerek 5 Ekim itibari ile şirket kuruluş işlemlerine başladım.

Sanırım yarınki Ticaret Sicil Gazetesinde “SINERJI VENTURES” yayınlanacak. (bilemedin bir sonraki sayı).sinerji

Sinerji Ventures öncelikle kendi projelerimi gerçekleştireceğim bir çatı şirket. Uzun vadede bu çatı bir kuluçka merkezi yapısı ile yeni girişimcilere de destek verecek. Bu konu ile ilgili şu an sadece bir danışmanlar kurulu oluşturmaya çalışıyoruz. Aşağıda kısaca açıkladığım tüm projeler bu şirket üzerine doğacaklar. Yavaş yavaş gelişecekler ve umarım kendi ayakları üzerinde durmaya başlayacaklar. Bu konuda desteğinizi esirgemeyeceğinizi umuyorum.

Gelelim yeni projelere:

- Gayrimenkul pazarı için bir online girişim.

- Kişisel finans ve asistan yazılımları ile ilgili girişim. (sürpriz ortaklar olabilir?)

- Mortgage Brokerlığı konusunda saha çalışmaları.

- Ve nihayet en büyük proje : DOCQUAL – Opensource ve global bir tıp veritabanı oluşturup bunun çevresinde çalışan bir ekosistem.

İş çok , blogu ihmal etmem kaçınılmaz. Peşinen affola.

  • Share/Save/Bookmark

İnsanlık tarihinini bilgi açısından 3 temel döneme ayırmak mümkün. 1. dönem bilgi üretiminin az , iletişimin az olduğu dönem. Tarih öncesi dönem ve ilk çağlar bu gruba girmekte. İnsanlık çok az bilgi üretebiliyor ve bu bilginin taşınması mümkün değil. 2. dönemde ise bilgi üretimi fazla ama iletişim az. Matbaa – radyo-telgraf ve telefona kadar ki dönem bilgi üretiminin arttığı ancak iletişimin az olduğu dönem. Kesin bir tarih çizmek bu konuda mümkün değil. Dönemler coğrafi farklılıklar ve iletişim azlığı sebebi dünya üzerinde farklı coğrafyalarda farklı zamanlarda yaşanıyor ve kesin bir çizgi ile ayrılamıyor. 3. dönem ise hem iletişimin hemde bilgi üretiminin çok fazla olduğu dönem. İçinde bulunduğumuz dönem bunun bir parçası. Basitçe iletişim, internet sayesinde çok hızlandı. Buna bağlı olarak bilgiye ulaşmak artık çok kolay.

Bu dönemlere bilginin ticarileştirilmesi açısından baktığınızda bilgiye erişimin çok kolaylaştığı 3. dönemde bilginin diğer dönemlere oranla kat ve kat daha fazla ticarileştirildiğini görmekteyiz. Diğer taraftan da internet evrimsel bir şekilde bilginin önündeki sınırları kaldımakta , ticarileşmeyi sınırlamakta ve bilgi paylaşımını hızlandırmakta.

Bu evrimin parçası olarak bilgi özgürleşmekte. Telif vb haklar üzerine bir tartışma başlatmanın pek bir anlamı yok. Evrim doğasının gereği olarak telif vb haklarıda evirecektir. Zamanında para ödeyerek evlerimize aldığımız, raflarımızı süsleyen Britanica’lar Wikipedia yüzünden çoktan geri dönüşüm zincirinde yerlerini aldılar. Sürekli güncellenen, binlerce üye tarafında oluşturulan içerik sayesinde Wikipedia internetin en önemli referans kaynaklarından biri oldu. Bir nevi özgür bilginin kalesi! Benzer şekilde konularında uzman olan kanaat önderlerinin yarattığı binlerce blog. Yüzbinlerce forum.

Internet bilginin paylaşılma şeklini , üretim şeklini evirmekte. İstisnalar hariç olmak üzere bu bilgiler ne yazık ki şu an ki teknolojik seviyemizde anlamlandırılıp ,işlenemiyor. Bilgilerin işlenmesi noktasında Wikipedia – blog gibi text elementlerin bir şekilde etiketlenmesi ve anlamlandırılması gerekmekte.

Akademik açıdan bilgiye baktığınızda da karşımızda farklı bir tablo yok. Akademik yayınlar genelde üyelik vb ücretlere tabi. Bilim telif vb haklar üzerinden finanse ediliyor. Bilimsel bilginin dolaşımı ve paylaşımı da sınırlandırılmış durumda. Bu durum ister istemez gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasında da büyük ve yer yer aşılamaz bir sınır çiziyor. Sermaye açısından kıt kaynaklara sahip gelişmekte olan ülkelerin özellikle de insanlığın ortak malı olan BİLİMSEL BİLGİ den uzak tutulması gelişmiş ülkeler ile aralarındaki sınırı güçlendiriyor.

Bugüne geldiğimizde kısaca 3 ana sorunumuz var.
1. Bilginin paylaşılamaması
2. Anlamlandırılamaması ve işlenememesi
3. Telif dışında gelir modellerinin yaratılamaması.

Peki ya çözüm???

  • Share/Save/Bookmark