
Geçtiğimiz hafta Sarper ile yoğun bir toplantı gündemi ile Ankara’da idik. Gerek yol boyunca , gerekse döndüğümüzde İstanbul’da arkadaşlarla yaptığımız sohbetlerde internet, yeni nesil, eğitim vb benzeri konulardan konuşma ve fikir alışverişinde bulunma şansı buldum.
Tarih öncesi dönemde bilgi azdı. İletişim ve bilgiyi saklama imkanları azdı. Ne bilgi üretilebiliyor ne de paylaşılabiliyordu. Anlamsız sesler zamanla ifadelere ve dile doğru evrilirken , bilgi yavaş yavaş nesilden nesile aktarılmaya başladı. Yazının icadı ile bilgi saklanabilir ve uzak coğrafyalara iletilebilir oldu. İletişimin artması ve yaygınlaşması ile birlikte bilgi üretimi hızlanmaya başladı.
İlk çağdan yavaş yavaş orta çağa geldiğimizde dünyayı değiştiren “matbaa” karşımıza çıkıyor. Matbaa ile bilginin kopyalanması , dağıtılması ve uzak coğrafyalara gönderilebilmesi mümkün oluyor. Bilgi saklanabiliyor ve yeni bilgiler üretebilmek için işlenmeye mümkün hale getiriliyor. Matbaa iletişimi hızlandırıyor ve bilgi özgürleşiyor. Yeni icatlar buradan sonra gerçekleşmeye başlıyor…
Buhar makinesi , elektrik , telefon , radyo , televizyon , bilgisayar , arpanet , web ….
Her yeni icat iletişimi ve bilgiyi arttırıyor. Bugüne geldiğimizde internet sayesinde iletişim hiç olmadığı kadar hızlı , bilgi hiç olmadığı
kadar çok ve hiç olmadığı kadar hızla artıyor. 50 yıl önce bilgiye ulaşmanın fırsat olduğu dünyada artık problem bilgi yığının içerisinden doğru bilginin seçilebilmesi ve işlenebilmesi. Binlerce yıldır bilgiyi saklayan yazı dijitlere dönüşürken , resim – video gibi şekillerde de saklanabiliyor , işlenebiliyor , iletilebiliyor.
Yazı , televizyon , radyo gazete gibi ileten kanallar yerini internet ile birlikte iletişen bir dünyaya bırakıyor. Friedman’ın tespitinde olduğu gibi UPLOAD dünyayı değiştiriyor. Firmaların ya da uzmanların içerik yarattığı internet artık kullanıcıların yarattığı şekle bürünüyor.
Myspace , Facebook , youtube tamamen “user generated content” ile oluşmuş siteler. Kullanıcıların yarattığı içerik ile birlikte büyük bir bilgi patlaması yaşanmakla beraber internet dünyayı demokratikleştiriyor.
Bundan 10 yıl önce kız arkadaşınızla fotoğrafınızı internete yükleyeceğiniz ve herkesle paylaşacağınız söylense sanırım hiç birimiz inanmazdık. Bugün Twitter’dan , Friendfeed ve Facebook’tan yediğimiz, içtiğimizden tutunda izlediğimiz filme kadar tüm hayatımızı paylaşıyoruz. Beğendiğimiz şarkıyı , kısa bir videoyu , bir blog yazısını hızla tüketip hızla paylaşıyoruz.
Tamda bu sebeple bilgi çok hızlı iletiliyor. Bilginin “DOĞRU” olması başka bir yazı konusu ama evrimleşen dünyada iletişim tek yönlü olmaktan çoktan çıktı. Haber kaynağı GAZETE tamamen öldü. Artık kimse maç sonucuna bakmak için ya da Başbakan acaba ne demiş diye gazete almıyor. Düşünün ülkemizde ”E-muhtıra” yı bile gördük.
Dünya artık daha hızlı dönüyor. Hayat daha hızlı akıyor. Bilgi tüm sınırları kırıyor , paylaşılıyor ve paylaşıldıkça değer yaratıyor.
Geleceği algılarken “eski kalıp” gözlüklerimizi çıkartmanın zamanı gelmedi mi?