Tag: facebook

10 maddede Facebook Duvarını daha verimli kullanmak

  1. “Keep it simple” işin en önemli anahtarı. Takipçileriniz uzman değiller. Onların katılabileceği basitlikte içerikler hazırlayın.
  2. Duvar postlarında mutlaka görsel kullanın. Görseller daha fazla dikkat çekerler. Postları editlemek gibi bir gücünüz olur.
  3. Kısa içerik candır. 80 karakterden daha kısa içerikler %27 daha fazla etkileşim alıyor.
  4. URL kısaltmak twitter’da bir zorunluluk ancak Facebook’ta tam tersi geçerli. Uzun URL ler 3 kat daha fazla tıklanıyor.
  5. Markanıza ve işinize bağlı olarak farklı zamanlarda içerik paylaşmanız gerekebilir. İnsanların ne zaman sizi dinlediğini tespit edin.
  6. Aksiyon cümleleri kullanmaya özen gösterin.  Hayranlarınıza “paylaş, beğen, yorum yap” demenizde fayda var.
  7. Promosyon duyuruları her zaman işe yarar. “indirim, kampanya, teklif” anahtar kelimeler.
  8. Soru sormak önemli. Soru işareti ile biten cümlelerin etkileşimi %15 daha fazla
  9. Soru sorarken “neden, niçin, nasıl” yerine, “kim, ne zaman, ne?” gibi soru kelimelerini, seçin.
  10. Yorumları takip edin ve takipçilerinizi yorum yapmaya teşvik edin.
Daha detaylı bilgi için: http://forms.buddymedia.com/rs/buddymedia/images/review-strategies-for-effective-facebook-wall-posts.pdf

“Facebook Elections” mümkün mü?

Facebook hızla büyümeye devam ediyor. Milyonlarca fake hesabın yanında onlarca fazlası gerçek kullanıcı Facebook’ta.

Kimliklerini paylaşıyorlar. İsimlerini, takımlarını, resimlerini ve siyasi görüşlerini.

Siyaset ile ilgili tartışmalar ve propaganda için sosyal ağlar “taraf olmaya” itiyor sizi. Ya siyah olacaksınız ya beyaz. Ya sol, ya sağ.

Diğer taraftan bakıyorum güçlü bir “ötekileme” hakim sosyal medyada. Eğer birisini bölücü diye etiketlerseniz siz vatansever oluyorsunuz. Alkol ile ilgili tartışmalarda muhafazakar diye etiketlerseniz birilerini siz özgürlükçü olarak rahat uyuyabilirsiniz. Birileri yobaz ise siz ilerici, birileri terbiyesiz ise siz terbiyeli olursunuz.

Tüm bu etiketlemelerin sonucu bir sosyal medya duruşunuz var artık. Herkese ayar verdiğiniz, herkesin size hayran olduğu ve tüm dünyayı değiştireceğiniz.

Duruşunuzu ya da daha açık şekilde hangi partiye oy vereceğinizi Facebook’da yazar mıydınız?

Online kimlik rolünü benimsemiş Facebook 10 yıl sonra seçimlerde oy kullanacağınız bir elektronik kimlik olabilir mi?

Eğer oyunuzu açıkça paylaşıyorsanız, neden Facebook Connect ile oy kullanmayasınız?

10 yıl çok mu erken?


Internetçi Kara Mehmet – “İnternetsiz hayat olmaz!”

Videonun başını izlemeniz benim için yeterli. Çoğumuzun izlediğinde komik bulacağı kısa bir film.
Diğer taraftan benim açımdan 3 önemli şeyi gösteriyor.
1- İnternet penetrasyonu artıyor.
2- 3G ile mobil internet kullanımı artıyor.
3- Herkes kendisi için bir şeyler buluyor.
1994 yılında Askeri Okulda Ege Üniversitesi üzerinden ilk kez internete girmiştim. Dial up bağlantı üzerinden sadece sayılı yerlerden girilebiliyordu internete. Üzerinden 15 yıl geçti , hala sıkıntılar olsa da artık internet daha hızlı ve daha yaygın.  3G ile birlikte kablolara bağlı kalmadan internet erişimi videoda gördüğünüz gibi artık herkes için mümkün. Facebook olur Mynet olur herkes için internette bir şeyler var. Herkes kendisi için ilginç ve takip edebileceği bir şeyler buluyor.
15 yılda nereden nereye. Bugün kamyon şöförü Kara Mehmet için internete girememek önemli bir sorun. Mehmet farkında olmasa da devasa bir global ağın parçası. Amerika ve Avrupa gibi çok gelişmiş internet altyapılarımız ve hizmetlerimiz olmasa da Türkiye internet ve sanal dünyanın parçası olmak yolunda hızla ilerliyor.
Diğer taraftan internet içeriğini tüketmekten yavaş yavaş üretmeye de evriliyoruz. Son yıllarda özellikle internet projelerinde farkettiğim bir artış var. Yeni mezun gençler (hatta öğrenciler) , profesyoneller ufak tefek projelerle internette yer almaya başlıyorlar. Girişimcilik özellikle sermayenin tabana yayılması ve eşit paylaşılması için makro ekonmik anlamda çok önemli. İnternet girişimciliğinin artması büyük bir fırsat. Sanırım kısa zamanda entegre olduğumuz global ağa katkı sağlayacak global projeleri de görmeye başlayacağız.
Türkiye’nin internetteki evrimleşmesi devam ediyor. Bunun için daha fazla penetrasyon, daha fazla sermaye (VC) ve bolca girişimciye ihtiyaç var. Bugünlerde toplantılarda karşılaştığımız , fikir alışverişinde bulunduğumuz onlarca genç girişimcinin ileride  global arenada boy göstereceğine inanıyorum.
Arşimet 2200 yıl önce  dünyayı yerinden oynatmak için bir kaldıraç istemişti.
Bu gençlerin dünyayı değiştirmek için bir dayanak noktasına ihtiyacı var.
Söyler misiniz dayanak noktası oluşturmak adına artık bir şeyler yapmanın zamanı gelmedi mi?

  • Archives

  • Copyright © 1996-2010 Mustafa Su. All rights reserved.
    iDream theme by Templates Next | Powered by WordPress