Geçtiğimiz hafta bir blogda gördüm. “Fare tüketir, klavye üretir” diye bir slogan*. Üzerinde biraz düşününce son zamanlarda karşılaştığım en güzel söz olduğuna kanaat getirdim.
İnternet hızla yaygınlaşıyor. Türkiye penetrasyonuda hızla artıyor. Diğer taraftan içerik artış hızı ne yazık ki bu kadar hızlı değil. Gelişmiş ülkelerde blog yazma -sahibi olma oranı, okunma oranı bizdekine göre oldukça yüksek. İçerik yayıncılığı neredeyse sadece gazetelerin yan kolu olarak devam ediyor. TV-gazete-dergi üçgeninin dışında kalan içerik oldukça az.
Facebook’taki tüketici davranışı sürekli tıklama üzerine idi. Neredeyse hiç klavye kullanılmıyordu. Bu davranışı analiz ederek Doktor Mortgage’da slider kullanmaya başladık. (artık herkes kullanıyor
) Daha sonra bankalar ile yaptığımız görüşmelerde bu tercih ile ilgili bolcada tebrik topladık. Bu kararı verirken bunun üretim – tüketim çelişkisi olduğunun farkında değildim.
Blogda gördüğüm yazı farketmediğim önemli bir şeyi kısa ve öz anlatıyordu. Türk’ler üretmek yerine daha çok tüketmeyi tercih ediyordu. Facebook’ta en kalabalık 2. ülke olma , en çok ziyaret edilen sitelerin başında facebook ve youtube ‘un gelmesi bu fikri destekler nitelikte.
Facebook’ta arkadaşlarımın paylaşımlarına gözgezdirdim. Özgün içerik yazan ve paylaşan nerede ise hiç kimse yok. Çoğu beğendikleri bir şeyi upload bile etmemiş. Facebook’ta yaptıkları 2 şey var. 1 FORWARD 2 OYUN.
Son zamanlarda azalmakla beraber , aşk böcüğü formatındaki slaytlar , coca cola böcekten yapılıyormuş, bunu 7 kişiye yollamazsan temalı e-postalar hala yaygın bir şekilde forward ediliyor. Sanırım son zamanlarda azalmasının sebebi Facebookun artık bu işe yarıyor olması. Özgün bir şeyler yaratmak ve yazmak yerine hazır birşeyleri iletmek çok daha kolay sanırım.
Konu ile ilgili olduğunu düşündüğüm bir diğer önemli detay ise “bilgiyi paylaşmak”. Neden bilgiyi paylaşma konusunda Türk’lerin bencil olduğunun yanıtını bilen var mı? Bilgiyi kalıcı ve işlenebilir , kullanılabilir hale getirme konusunda YAZI gibi eşsiz bir imkan varken neden hiç paylaşmıyoruz. Kendimizden sonrakilere neden bir iki satır brişey bırakmıyoruz?
Bilen varsa beri gelsin. Zaman içerisinde FARE’nin yanına birazcık KLAVYE ekleyebilecek miyiz acaba. Beraber göreceğiz sanırım.
*Blogu hatırlayamıyorum. Bilen varsa yazıya eklemek isterim.